Saksa keel, Saksamaa Elu väärtuse ja eeliste mõistmine - SAKSA

Elu väärtuse ja selle tagasituleku mõistmine

  • 15 Vasta
  • 5283 kuvamised

0i liige ja 1i külastaja vaatab.

offline ... mõistatus ...

  • almancax Fanatiker
  • *******
  • Sõnum: 14515
  • Tase 175
  • Sugu: Daamid
  • Midagi pole sama ...
Elu väärtuse ja selle tagasituleku mõistmine
« : 03. detsember 2008 kell 04:50:26 »
bu yazıyı okuduğumda gerçekten yaşamımın ne kadar değerli olduğunu anladım umarım sizlerinde birşeyler farketmesini sağlar... häbi :)


Bir zamanlar bir psikoloji kitabında okuduğum bir bölüm vardı...
Hayatın ve getirilerinin kıymetini anlamak için tavsiye edilen bir
metod vardı içinde..
Deniyordu ki; "Arada bir, çok bunaldığınızda,hayatın sizin için
çekilmez hale geldiğini düşündüğünüzde kendinize 10 dakika ayırın
ve kendi cenaze töreninizi düşünün"...
Cümleyi ilk okuduğumda çarpılmıştım...
Ben girişin akabinde pozitif bir gelişme ve tavsiye bekliyordum...
Ama " kendi ölümümüzü ve cenazemizi " düşünmemiz tavsiye ediliyordu...
Tüylerim diken diken oldu ve yazarın saçmaladığını düşündüm o an...
Ama önyargı düşmanı biri olarak okumaya devam ettim...
Diyordu ki; " Bunları düşündüğünüzde dünyadaki yerinizi, dünyayı
terkettiğinizde oluşacak boşluğu, sevdikleriniz ve sizi sevenler
için öneminizi anlayacaksınız...
Özellikle insanların sizin için neler söyleyeceklerini, onlar için ne
ifade ettiğinizi hissetmeye çalışın...
O andan geriye dönme şansınız olmadığını, hayat denen kredinizin
bittiğini ve onlara yanıt verme şansınız olmadığını düşünün...
Tekrar sarılma, bir kez daha öpme ihtimalinizin bittiğini hissedin...
Dünyadaki küslüklerin, ayrılıkların, kavgaların yanında bu acının ve
geri dönülmezliğin korkunç çaresizliğini yaşayın...
Bırakın canınız yansın, bırakın alevler içinde kavrulsun tüm ruhunuz...
Orada, o musalla taşında düşünün kendinizi...
Seyredin şu an çevrenizde olanların yüz ifadelerini...
Akıllarından ve yüreklerinden geçen cümleleri hayal edin..."
Kitaba devam etmeden bıraktım kenara ve gözlerimi kapatıp aynen
düşünmeye başladım...
Eşimi, oğlumu, annemi, babamı, kardeşlerimi ve diğer tüm çevremi
oturttum tek tek kendi cenaze törenimdeki yerlerine...
Birer birer yerleştirdim tabutumun çevresine hepsini...
Hayatımda çok nadir bu kadar canım yanmıştı...
Görüyordum işte "babaaaa..." diye ağlayan biricik oğlumu...
Eşim kucağında "ağlayan emanetimle" ayakta durmaya çalışıyordu per
perişan...
Koca çınar babacığım, belli belirsiz dualar okuyordu, o gözümden hala
gitmeyen vakur duruşuyla...
Annem, ciğerinden bir parça canlı canlı koparılmış gibi hem içine
hem dışına akıtıyordu gözyaşlarını...
Kardeşlerim, akrabalarım "çok erken gitti, doyamadı oğluna.."
diyordu acıyan ses tonlarıyla...
Ve dostlarım... Onlar da şaşkındı... Bazısı "daha dün birlikteydik,
nasıl olur.." diyordu...
Bunları seyredip onlara "hayır ölmedim, burdayım.." demek istedim
hayal olduğunu unutup...
Sonra anladım yazarın ne demek istediğini daha devamını okumadan kitabın...
Farkındalık önemli bir kavramdır psikolojide...
Belki de hiç aklımıza gelmeyen ve gelmeyecek bir farkındalığı
göstermek istemişti yazar...
Kitabı okumaya ne gücüm kalmıştı, ne de isteğim...
Almam gereken dersi ve mesajı almıştım...
şimdi ne kitabın adını ne de yazarı hatırlamıyorum...
şu an bunları yazarken bile çok kötü oldum...
Bu olayda tek farkındalık da yok üstelik...
Biraz kendime geldikten sonra devam ettim hayatımın en zor hayaline...
Sırada çevremdekilerin ölümümün akabinde neler söyleyecekleri vardı..
Usulen ve nezaketen söylenenlerin dışında...
Onlarda bıraktığım izleri, yaşananları ve yaşanamayanları elden
geçirerek ben konuşturacaktım hayalimde...
İçlerini okuyacaktım, senaryo bana ait olarak...
Yaşarken neler yazmıştım, ölümümle neler okuyacaktım...
Gerçek duygularıydı ulaşmaya çalıştığım, ölüm acısının etkisiyle
girilen duygusal mod değildi, deşifre etmem gereken metin...
Canım oğlumun söyleyecek çok şeyi yoktu... Özleyecekti, yokluğumu
hissedecekti.. Ağlayacaktı aklına geldikçe...
Belki ölümün ne anlama geldiğini hissedecek yaşa gelinceye kadar
sıradan bir üzüntünün ötesine geçmeyecekti duyguları...
Ama hayal bu ya, 18-20 yaşına getirdim 2 saniyede oğlumu...
"Hayal - meyal hatırlıyorum be baba seni...Keşke şimdi yaşıyor
olsaydın da erkek erkeğe sohbet etseydik seninle...
Bak mezuniyet törenimde de babasızdım... Askere giderken kimin elini
öpeceğim senin yerine..."
Diyecek canı yanarak bir köşede...
Sevgili eşim... Benim muhteşem hatunum... Nasıl dayanır bensizliğe?...
O ki, benim için her şeyini feda edip koşmuştu bana... Hayatının
tek adamı şimdi toprak olacaktı...
Bir daha " Seni seviyorum " diyemeyecekti... Bir daha hevesle
açamayacaktı çalan kapıyı...
Ve her gelen gece bensizliğini haykıracaktı yüzüne... Her sabah da
bensiz başlayacaktı koca gün...
Tek cümlesi takıldı o an içime; "Oyunbozanlık yaptın be böceğim, hani
beraber ölecektik?..."
Babam-annem,o bugüne kadar evlat olarak mutlu edecek hiçbir şey
yapamamanın acısıyla kahrolduğum güzel insanlar...
Helaldi şüphesiz hakları... Bilerek hiç kırmamıştım onları...
Üzerine titredikleri evlatları onlardan önce göçmüştü işte önlerinde
ve dualarına muhtaçtım....
Kaç anne ve babanın çekebileceği bir acıydı ki evladının cenazesinde
bulunmak... Herhalde insanın uzun yaşadığına üzüldüğü nadir
anlardan olsa gerek...
Diğerlerine geçmiyorum...
Bu yazıyı şu an yazıp sizlerle paylaştığıma göre "diğerlerine"
artık sizler de dahilsiniz...
Düşünün, bir gün bir mail ulaşıyor mail-boxınıza "ölmüş" diye...
Sizler kimbilir neler düşünür ve yazardınız...
Eşim şu an yanımda ağlıyor, sanki gerçekmiş gibi...
Oysa ki yazarın amacı "Yaşamanın ve hala nefes alıyor almanın
kıymetini" göstermekti...
Benim de öyle...
Lafı çok uzattım farkındayım...
Ama dediğimiz çözümü zor süreç 2 satırla özetlenemeyecek kadar
girintili çıkıntılı...
Ben o gün kurduğum o hayalle, canımın tüm yanmasına rağmen YENİDEN DOĞDUM...
Bilgisayar diliyle "format attım hayatıma"...
Sahip olduklarımın farkına vardım ve hala nefes alıyor olduğum için
şükrettim...
Gözlerimi açtığım anda o kötü ve acı sahne bitmiş, oyun perde demişti...
Peki ya hayal değil de, gerçek olsaydı ve perde bir daha açılmamak
üzere kapansaydı...
İşte bu final bu yazıyı buraya kadar okumanıza değmiş olmalı...
Belki gerildiniz, kötü oldunuz ama devamını getirirseniz buna değer bence...
Ben bu akşam melankoliğim ve biraz abartmış olabilirim...
Hani sanatçı ve şairiz ya ondandır belki...
Bence bu yazıyı sadece okuyarak bırakmayın...


LÜTFEN ARADA BİR, BURADAN ALDIKLARINIZI TARTIN, DÜşÜNÜN VE
HAYATINIZI GÖZDEN GEÇİRİN...



Ölümün kime ve ne zaman geleceğini Yüce Allah' tan başka bilen yok...
İşte bu yüzden hazır yaşıyorken ve nefes alıyorken
yapabileceklerinizi yapın, ertelemeyin...
Bilerek - bilmeyerek kırdığınız kalpleri tamir edin...
Sizi sevenlere ve sevdiklerinize daha fazla zaman ayırın...
Ve en önemlisi;


VERDİĞİ-VERMEDİĞİ,
ALDIĞI-ALMADIĞI HERşEY İÇİN,
TEKRAR TEKRAR şÜKREDİN YÜCELER YÜCESİ YARADAN'A

(tsitaat)

offline Senosh_K

  • Pro Mitglied
  • ******
  • Sõnum: 347
  • Tase 2
  • Sugu: Daamid
    • Ashley Tisdale'i lõbuklubi
Re: Elu väärtuse ja selle kasumi mõistmine
« Vasta #1: 03. detsember 2008 kell 05:41:46 »
 okei:) okei:) okei:) gizem her zamanki gibi süper ben kendiminkini düşünemiyorum bile :(
Kõik saavad ühel päeval Galatasaray liikmeteks, ülejäänud 364 päeva on Fenerbahce


offline ... mõistatus ...

  • almancax Fanatiker
  • *******
  • Sõnum: 14515
  • Tase 175
  • Sugu: Daamid
  • Midagi pole sama ...
Re: Elu väärtuse ja selle kasumi mõistmine
« Vasta #2: 03. detsember 2008 kell 07:39:27 »
okei:) okei:) okei:) gizem her zamanki gibi süper ben kendiminkini düşünemiyorum bile :(
sağol canım... häbi :) neden düşünemiyorsun?? :( annen baban açısındanmı.. : - \

amaaaaaaaan sen düşünme zaten.. :) sadece yazının mesajını al yeter ;)

offline ... mõistatus ...

  • almancax Fanatiker
  • *******
  • Sõnum: 14515
  • Tase 175
  • Sugu: Daamid
  • Midagi pole sama ...
Re: Elu väärtuse ja selle kasumi mõistmine
« Vasta #3: 03. detsember 2008 kell 08:32:36 »
Bir kutu dolusu "YASAM" gonderiyorum sana, sade bir kurdeleyle  suslenmis.

Coz   kurdeleyi ve kaldir yavasca kutunun kapagini...

Kocaman bir firca ve bin   renk   koydum kutuya. Bir cennet resmi yapip icine gir diye...

Dusler  serpistirdim   gizlice, dus kurmayi unutma diye.

Bir tane de elma sekeri yerlestirdim,   icindeki   cocugu yeniden tadabil diye...

Gunesin batisini, billur suyun sesini,   kirmizi   gelinciklerin safligini,

taze ekmegin kokusunu ve bir gulumsemenin   sicakligini   sigdirdim, 

ruhlarimiz ac kalmasin diye. Kutuya biraz da sevecenlik koydum   guclu   ol diye,

cunku acimasiz olan gucsuzdur...... Beyaz bir guvercin ucup kendi   kondu   kutuya, baris ve ozgurlugu sunmak icin...

Bir buket sevgi, bir yudum ask  ve   yarim bir elma da ben koymadan edemedim paylasmayi hatirlayalim diye...   

Sevdiklerimize onlari sevdigimizi soylemek icin yarini beklemeyelim, hemen   simdi   yapalim bunu diye...

Ictenligi, umudu, neseyi, bagislayiciligi, Öz güveni, acik yurekliligi unutmadim, ben'in disina cikip biz'e ulasabilelim diye...

Son   olarak   da bir kart ilistirdim kutuya. Bak bu kartta neler yaziyor: "Bu kutunun   kapagini   her kaldirdiginda,

yasamla ilgili yepyeni seyler kesfedeceksin. Yasamak  icin   yarini bekleme,

al yasami kollarinin arasina ve simsiki saril. Yasamdan   yalnizca   almak yerine ona bir seyler ver.

Kisacasi butunuyle insan ol. Unutma,  yasam   dokumasi henüz tamamlanmamış,

olaganustu güzellikte bir duvar halısıdır ve   sana   ait olan kucucuk boşluğu yalnizca sen doldurabilirsin."

(tsitaat)

offline ... mõistatus ...

  • almancax Fanatiker
  • *******
  • Sõnum: 14515
  • Tase 175
  • Sugu: Daamid
  • Midagi pole sama ...
Re: Elu väärtuse ja selle kasumi mõistmine
« Vasta #4: 04. detsember 2008 kell 04:14:45 »
Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat deniyor,

Öylesine güçlü olun ki, hiç bir sey huzurunuzu bozmasın.
Saglık, mutluluk ve zenginlikler hakkında konusun.
Dostlarınıza degerli oldukları hissini verin.
Herseyin iyi yanını görmeye çalısın.
Baskalarının basarılarına kendi basarınız kadar sevinin.
Geçmisin hatalarını unutun ve onlardan yararlanın.
Neseli davranın ve herkese gülümseyin.
Kuskular karsısında çok düzeyli,
Öfke karsısında çok olgun,
Korkular karsısında çok güçlü ve
Sorunlar karsısında çok mutlu olun ki,
silgiye ihtiyaciniz kalmasın...

Ve unutmayın;
Hayat duygularımızı bastırmamıza izin vermeyecek kadar kısa..



öö

  • külaline
Re: Elu väärtuse ja selle kasumi mõistmine
« Vasta #5: 09. detsember 2008 kell 01:54 »
Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat deniyor, okei:) okei:)

Müthis bir söz...

offline ... mõistatus ...

  • almancax Fanatiker
  • *******
  • Sõnum: 14515
  • Tase 175
  • Sugu: Daamid
  • Midagi pole sama ...
Re: Elu väärtuse ja selle kasumi mõistmine
« Vasta #6: 09. detsember 2008 kell 10:59 »
evet gece abla bencede çok güzel bir söz... okei:) okei:)


offline Senosh_K

  • Pro Mitglied
  • ******
  • Sõnum: 347
  • Tase 2
  • Sugu: Daamid
    • Ashley Tisdale'i lõbuklubi
Re: Elu väärtuse ja selle kasumi mõistmine
« Vasta #7: 09. detsember 2008 kell 06:47:40 »
sağol canım... häbi :) neden düşünemiyorsun?? :( annen baban açısındanmı.. : - \

amaaaaaaaan sen düşünme zaten.. :) sadece yazının mesajını al yeter ;)

hem onları ve daha diğer sevdiğim insanlarıı : :)
Kõik saavad ühel päeval Galatasaray liikmeteks, ülejäänud 364 päeva on Fenerbahce


offline ... mõistatus ...

  • almancax Fanatiker
  • *******
  • Sõnum: 14515
  • Tase 175
  • Sugu: Daamid
  • Midagi pole sama ...
Re: Elu väärtuse ja selle kasumi mõistmine
« Vasta #8: 09. detsember 2008 kell 11:24:42 »
hem onları ve daha diğer sevdiğim insanlarıı : :)
:) :) dediğim gibi sen düşünme sadece mesajı al yeter sena.. ;)

offline esma 41

  • almancax Fanatiker
  • *******
  • Sõnum: 7382
  • Tase 560
  • Kõik, mida ma olen kogenud ... Tänan, kasvab koos sinuga
Re: Elu väärtuse ja selle kasumi mõistmine
« Vasta #9: 10. detsember 2008 kell 02:57 »
Minu mõtted esimese postituse kohta:


Nüüd võib see teile tunduda kummaline, kuid ma mõtlen surmale peaaegu igal õhtul (palvetan enne voodis magamist).
See mõte kaitseb mind (ma arvan) kurja, "vale" eest.
See kaitseb teid vigade eest, mida saan elus tahtlikult teha.


Tore jagamine, aitäh, Mystery.
Maailm on fänn. Kuni elu on lühike. Kuna paljud ülesanded on vajalikud. Nii kaua kui siin võidetakse elu igavesti. Kuna maailm ei ole hüljatud. Kuna külalismaailmas on üsna kohtunik ja Kerim. Kuna ei hea ega halb ei jää karistamata. Kuni kahjutu tee on kahjulik tee jõukas. Kuna maised sõbrad ja auastmed on kuni haua väravani.

Muidugi, ta on kõige õnnelikum, Ärge unustage ka edaspidi maailma Ta ei ohverda oma maailma pärast, Ärge rikkuge igavest elu maise elu jaoks, Las ta ei hukku oma eluga, Las ta peab end külaliseks ja tegutseb vastavalt külalistemaja omaniku korraldustele, lase tal avada haua uks ja astuda saadet-i igavikku.
Risale-i Nur (kirjad)

offline esma 41

  • almancax Fanatiker
  • *******
  • Sõnum: 7382
  • Tase 560
  • Kõik, mida ma olen kogenud ... Tänan, kasvab koos sinuga
Re: Elu väärtuse ja selle kasumi mõistmine
« Vasta #10: 10. detsember 2008 kell 03:07 »
Bir de Dünyada birakdigimiz ,sevdigimz insanlardan ziyade Ölümsüz "dünyayi " düsünüyorum.

Ve bu  düsünce , beni iyi bir insan olmaya sürüklüyor.

Maailm on fänn. Kuni elu on lühike. Kuna paljud ülesanded on vajalikud. Nii kaua kui siin võidetakse elu igavesti. Kuna maailm ei ole hüljatud. Kuna külalismaailmas on üsna kohtunik ja Kerim. Kuna ei hea ega halb ei jää karistamata. Kuni kahjutu tee on kahjulik tee jõukas. Kuna maised sõbrad ja auastmed on kuni haua väravani.

Muidugi, ta on kõige õnnelikum, Ärge unustage ka edaspidi maailma Ta ei ohverda oma maailma pärast, Ärge rikkuge igavest elu maise elu jaoks, Las ta ei hukku oma eluga, Las ta peab end külaliseks ja tegutseb vastavalt külalistemaja omaniku korraldustele, lase tal avada haua uks ja astuda saadet-i igavikku.
Risale-i Nur (kirjad)


Saksa tõlge | Saksa keele õppimine | Saksa numbrid | Saksa saksa tutvustus
Saksa päevad | Saksa kelimeler | Saksa laulud | Saksa värvid | Foorumi arhiiv

TOETATAVAD KEELED: Afrikaans Albanian Amharic Arabic Armenian Azerbaijani Basque Belarusian Bengali Bosnian Bulgarian Catalan Cebuano Chichewa Chinese (Simplified) Chinese (Traditional) Corsican Croatian Czech Danish Dutch English Esperanto Estonian Filipino Finnish French Frisian Galician Georgian German Greek Gujarati Haitian Creole Hausa Hawaiian Hebrew Hindi Hmong Hungarian Icelandic Igbo Indonesian Irish Italian Japanese Javanese Kannada Kazakh Khmer Korean Kurdish (Kurmanji) Kyrgyz Lao Latin Latvian Lithuanian Luxembourgish Macedonian Malagasy Malay Malayalam Maltese Maori Marathi Mongolian Myanmar (Burmese) Nepali Norwegian Pashto Persian Polish Portuguese Punjabi Romanian Russian Samoan Scottish Gaelic Serbian Sesotho Shona Sindhi Sinhala Slovak Slovenian Somali Spanish Sudanese Swahili Swedish Tajik Tamil Telugu Thai Turkish Ukrainian Urdu Uzbek Vietnamese Welsh Xhosa Yiddish Yoruba Zulu